Kopenhag Gezi Rehberi : İskandinav Rüyasını Keşfedin!

Kopenhag… İskandinav ülkelerinin en yaşanılası, en renkli ve en huzurlu şehirlerinden biri. Şehir, tertemiz havası, Viking cazibesi, tarihi binaların modern dokunuşlarla iç içe geçtiği sokaklarıyla unutulmaz bir seyahat deneyimi sunuyor. Bir kaçamak yapmaya karar verdiyseniz ve kısıtlı vaktiniz varsa 2 günlük Kopenhag Gezi Rehberi sizinle. Dolu dolu bir 48 saat için not almayı unutmayın. Kopenhag gezi rehberi not alın.
KOPENHAG’A NASIL GİDİLİR?
Öncelikle hızlıca bu konunun üzerinden geçelim. Türkiye’den direkt uçuşlar ile 3-3.5 saatte Danimarka’ya varabiliyorsunuz. Havayollarının kampanyalarını takip ederseniz harika rakamlara bilet bulabilirsiniz. Benim tatilim uzun başka yerler de görmek istiyorum derseniz şu meşhur otobüs firması kurtarıcınız olacaktır.
Havalimanından şehir merkezine ulaşım metro ile 20 dk sürüyor ve bilet ücreti 30 kron. Şehir merkezinden M2 metro hattı ile kolaylıkla ulaşım sağlayabilirsiniz.
Dilerseniz yolculuk süresi yaklaşık 30 dk olan 5C otobüs hattı ile de şehir merkezine gidebilirsiniz.
KOPENHAG’A NE ZAMAN GİDİLİR?
Her ne kadar ben Mart ayının başında gitmiş olsam da en iyi seyahat dönemleri Haziran, Temmuz ve Ağustostur. Hem hava sıcaklığının 20 derece ve üstüne çıkması hem de havanın geç kararması ile en konforlu aylar diyebilirim. Mart ayında gitmeme rağmen çok rahat bir gezi oldu benim için. Şansıma hava çok güzeldi ama bu şans herkese uğramayabilir. Kopenhag gezi rehberi
KOPENHAG’DA NEREDE KALINIR?
Kopenhag’ın pahalı bir şehir olması dolayısıyla metro kullanımı en aza indirgeyecek ve yürüme mesafesi olacak bölgeleri tercih etmenizi öneririm. Çünkü şehir bölgelere bölünmüş durumda ve line’lara göre metro bilet fiyatları değişmekte.
Konaklama için ilk önereceğim bölge tabi ki şehir merkezi: Stroget Caddesi ve Indre by şehrin nabzının attığı yerler. Fiyatlar bir tık yüksek ama pişman olmazsanız. Daha uygun bütçeli olsun ortak kullanım wc-banyo o kadar önemli değil ya da ben sırt çantalı bir gezginim derseniz harika hoteller ve hosteller mevcut. Ben Downtown Hostel’de konakladım ve altındaki bar oldukça eğlenceliydi.
Kopenhag gezi rehberimde önereceğim ikinci bölge: Vesterbro. Tivoli Bahçesinin oradan başlayıp, merkez tren istasyona kadar giden bölgenin adı burası. Çok içeri kısımlara gitmeden ve şehir merkezinden uzaklaşmadan uygun fiyatlı oteller bulabilirsiniz.
Son bölge ise Norrebro: Daha çok göçmenlerin yaşadığı ama renkli sokaklara sahip bir bölge. Otel fiyatları ise şehir merkezi kadar olmasa da cep yakıyor. Burada da önerim ortak wc-banyo kullanımlı oda tutmanız olacaktır.
KOPENHAG GEZİ REHBERİ Kopenhag gezi rehberi
Öncelikle söylemeliyim ki 48 saat size yetmeyecek. Ben hafta sonu kaçamağı yaptığım için her şeyi iki güne sığdırmaya çalıştım ama sizin imkanınız varsa bu renkli şehre en az 3 gününüzü ayırın derim. Şehir ile ilgili notları ve Kopenhag Gezilecek Yerler haritasını aşağıya bırakıyorum.
Şehirde kredi kartını rahatlıkla kullanabilirsiniz.
Yaz aylarında gittiyseniz günlük ya da saatlik bisiklet kiralayarak şehrin havasını soluyabilirsiniz.
Evet ! Kopenhag pahalı bir şehir ama ben sandviç yerim, lüks restoranlara gitmem şöyle bir marketlere göz atarım derseniz yüksek bütçelere ulaşmadan gezinizi bitirirsiniz.
Bir çok kasvetli Avrupa Ülkesine göre Kopenhag rengarenk, cıvıl cıvıl bir şehir. İnsanı sıcakkanlı, tatlıları mükemmel. Hele yazın giderseniz saat 10’da kararan havasıyla sizi oldukça memnun edecek.
Eğer ben sarayları müzeleri gezeceğim derseniz Kopenhag kart almanızı öneririm. 24-48 ve 72 saatlik seçenekleri ile hem ulaşımı aradan çıkarırsınız hem de müzelere ekstra para ödemek zorunda kalmazsınız. Kopenhag kart, Tivoli bahçesi, kanal turu, Louisiana müzesi, Saviour Kilisesi, Rundetarn gibi birçok noktaya ücretsiz giriş sağlıyor.
Gezinize fazladan bir gün ekleyebilirseniz komşu şehir olan Malmö’ye gitmeyi unutmayın. Böylelikle haritanıza İsveç’i de pinlemiş olacaksınız.
Smorrebrod, wienerbrod ve balık çeşitlerini mutlaka deneyin. Danimarka usulü sıcak çikolatayı da denemeyi unutmayın.
2 Günlük Kopenhag Gezi Rehberi Haritası
1- Superkilen Park
Norrebro bölgesinde kalan bu parka gitmek için bisiklet ya da metro kullanmanız gerekecektir. M3 metro ile rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Ancak kesinlikle gitmelisiniz diyeceğim yerlerden biri değil. Şehrin hippster bölgesi olduğu için bir parkı renklendirmişler ve boyamışlar. Parktan ziyade bölgenin kendisi daha çok ilgimi çekti. Buraya harcayanız vakti daha sonra bahsedeceğim Frederiksberg Kalesine harcayabilirsiniz.
2- Little Mermaid
Aslında buraya gittiğinizde de ya bunun için mi geldim diyebilirsiniz ancak küçük deniz kızı heykelinin bulunduğu koşu yolunu görmelisiniz. İnsanların Baltık Denizinin dibinde yürüyüş yaptığı, vakit geçirdiği çok tatlı bir yer.
Küçük deniz kızı heykelinin hikayesine gelecek olursak aslında hepimizin bildiği bir masal bu. Hans Andersen’in yazmış olduğu (ki Andersen Danimarkalıdır.) masalda deniz kızı prense aşık olur ve insan olabilmek için bir çok şeyden vazgeçer. Ancak prensin başka biriyle evlenmesi üzerine 🙁 hayatından olur ve köpüklerle birlikte denize karışır.
İşte bu masalı tiyatroda izleyen kral çok etkilenmiş ve deniz kızının heykelinin yapılmasını istemiş. Kopenhag halkı da bu heykeli öyle benimsemiş ki hasara uğramaması için ellerinden geleni yapmışlar.
3- Kastellet
Avrupa’nın kullanımda olan en eski kalesi olmasıyla bilinen Kastellet bugün askeri kontrol altında. Böyle dediğime bakmayın halka açık olan bu alandaki tepede yürüyüş yapabilir, içerisine girebilirsiniz. Christian IV zamanında denizden gelen saldırılara karşı inşa edilme kararı alınmış ancak maddi sebeplerden dolayı tamamlanması uzun yıllar sürmüş. Yıldız şeklinde olan kale Küçük Deniz Kızı heykelinin hemen yukarısında yer alıyor.
4- Nyboder
Kaleden çıkıp şehir merkezine doğru sokakları keşfederken karşınıza çıkacak küçük sarı evler. Burası zamanında donanmada çalışan askere ve onların ailelerine yönelik oluşturulmuş bir bölge. Kendine ait okulu, hastanesi ve askeri koruması olan bölgede mükemmel kareler yakalayabileceksiniz.
5- King’s Garden ve Rosenborg Kalesi
Güneşin altında anın tadını çıkarabileceğiniz İskandinav rüyasını yaşayacağınız bir yer. Alın içeceklerinizi burada saatlerce oturun. King’s Garden halka açık ücretsiz bir bahçe, içerisinde de bir saray bulunuyor ki hayran kalmamak mümkün değil. Rosenborg Kalesi, Hollanda rönesansı baz alınarak inşa edilmiş kraliyete ev sahipliği yapmış ihtişamlı bir yapı. Bugün müze olarak kullanılan kaleye giriş ücreti 150 DKK.
6-Frederik Kilisesi
King’s Garden’dan çıkıp denize doğru yürüdüğünüzde İtalya Barok tarzıyla inşa edilmiş, dışının içinden daha ihtişamlı olduğu ücretsiz bir kilise.
7- Amalienborg Sarayı
Frederik Kilise’sine sırtınızı döndüğünüzde karşınıza çıkan meydan ve saray, limana da yürüyüş mesafesindedir. Bu 4 görkemli bina aslında Kopenhag’ın 4 soylu ailesi için yapılmış ama Christiansborg Sarayında çıkan yangın sebebiyle kraliyet ailesi buraya yerleşmiş. Kraliçe bugün hala burada yaşamaktadır. Sarayın belirli bölümleri ziyarete açık olup giriş ücreti 125 DKK.
8- Opera Binası
Karşı yakada opera binasına kadar gitmenize gerek var mı bilmem ama Amaliengborg sarayının hemen dibindeki sahil yolundan binayı gözlemleyebilirsiniz. Dilerseniz orada bulunan iskelede oturup Baltık denizinin tadını çıkarabilirsiniz.
9- Nyhavn
İştee geldik gözümüzün nuru olan Nyhavn Kanalına. Kopenhag’ın tartışmasız en çok beğeneceğiniz yeri burası. Kanal çevresindeki rengarenk evler, cıvıl cıvıl mekanlar sizi büyüleyecek..
Kopenhag, kelime olarak deniz tüccarı anlamı taşımaktaymış. Buraya gelen tüccarlar kanal boyunca sıralanmış yerlerde eğlenir, dinlenir ve yollarına devam ederlermiş. Hatta o gördüğümüz renkli evler ise han ve genelev özelliği taşıyormuş. Burası zamanla turizme kazandırılarak şimdiki görünümüne kavuşmuş.
Buradaki evlerin önemli diğer bir özelliği ise yazar Andersen’in 20 numaralı evde yaşamış olması ve bir kaç eserini burada yazmış olması. Bir de ilgilenirseniz 9 numaralı ev 1681’de yapılmış en eski bina.
Burada bir restorana oturmak istiyorsanız yer bulmak çok zor baştan söyleyeyim. Şehrin en kalabalık bölgesi olduğu için sürekli bir insan sirkülasyonu var ama size daha iyi bir önerim var ki kiosk marketten içeceğinizi, çevredeki sokak satıcısından yiyeceğinizi alıp kanal boyundaki duvara oturuyorsunuz. İnanın böylesi daha keyifli ve ucuz oluyor.
10- Rundetaarn
Danimarka krallığı vakti zamanında astronomik çalışmalara oldukça önem veriyormuş ve bu amaçla gözlemevini inşa etmişler. Günümüzde bilim adamları tarafından kullanılmasa da amatörler ve meraklılar için hala aktif durumda. Kuleye çıkış merdivenlerle değil de rampa ile olduğu için tarih boyunca ilginç olaylara şahitlik etmiş. Çar’ın atla kuleye çıkması, bir Almanın arabasıyla kuleye çıkma çabaları gibi şeyler 🙂
11- Stroget
İçinizdeki alışveriş tutkusunu alevlendirecek bir sokak burası. Hem şehrin en kalabalık bölgelerinden biri hem de en güzel mağazaların bulunduğu yer. Danimarka’nın pahalılığı göz önünde bulundurulunca insan bir adım geri atıyor ama ülkemizden daha ucuz mağazalarda var burada. Mesela Lego, Danimarka markası olduğu için tüm modellerini çok daha uygun fiyata burada bulabilirsiniz.
Bu sokak üzerinde yer alan Buke Bakery’de kahve ve tatlı molası verebilirsiniz. Bu dükkan oldukça popüler ancak göreceğiniz fiyatlara değer mi bilemiyorum.
Neyse efendim, bu sokak boyunca gezip hediyelik eşyalarınızı aldıktan sonra Kobmagergade caddesine de bir göz atabilirsiniz.
12- Tivoli Bahçesi
Disneyland’a ilham olmuş bir eğlence merkezi aslında burası. Hem çocuklar hem de yetişkinler için bir çok alternatif mevcut. Giriş ücreti 150 DKK’dan başlıyor ve soğuk kış günlerinde aktif değil. Ayrıca içerisinde bulunan food hall’de atıştırmalık bir şeyler bulabilirsiniz.
2 günlük Kopenhag gezi rehberi, ilk gün sıralaması bu şekilde. Dilerseniz gezilecek yerleri kendinize göre düzenleyebilirsiniz. Bu günü burada bitirip biraz dinlendikten sonra kendimi geceye hazırladım. Kopenhag gezi rehberi
13- Copenhagen City Hall
Özellikle buraya uğrayın demeyeceğim çünkü bir şekilde yolunuz buradan geçecek. Metro ve otobüs bağlantılarının olduğu büyük bir meydanda yer alan Kopenhag Belediye binası dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor. Ayrıca Tivoli Bahçesi’nin tam karşısında yer alması ve Stroget Sokağının başlangıcının burada olması adımlarınızı bu tarafa yöneltmenize sebep olacak.
14- Christianborgs Sarayı
Tarih boyunca 3 kere yanmış olan saray şimdilerde Danimarka Parlamentosu olarak kullanılmakta. Kraliyet ailesi ise hala bazı konuk ağırlamalarını burada gerçekleştirmekteymiş. Belli kısımları ücretli olarak halka açık ama ben size ücretsiz olan terasını öneriyorum. Kulenin tepesine çıkarak Kopenhag manzarasını keyifle izleyebilirsiniz.
15- Starway To Heaven
Bir diğer adıyla Our Saviour’s Church. İçi klasik kiliseler gibi ama burasını özel yapan şey kesinlikle kulesi. Spiral şeklinde zirveye uzanan 400 adet merdiveni çıkmanız gerekiyor. Kuleye çıkışlar ücretli ve 69 DKK.
16- Christiania Free Town
İşte sınır tanımayanların yeri. Hippi tarzı ve kural tanımazlıkları ile ünlü olan yer Kopenhag’ın içinde ayrı bir kasaba gibi değerlendirilebilir. Öyle ki kapısında “Christiania’ya hoşgeldiniz” yazıyor, çıkarken de “Şuan Avrupa Birliği’ne giriyorsunuz.” yazıyor. Christiania Free Town hakkındaki ayrıntılı yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
Buranın hikayesi kendisi kadar ilginç. 1971 yılında iki hippi terkedilmiş bir askeri alanı girip yaşamaya başlıyor, daha sonra evsizlerin yuvası olmaya başlıyor ve topluluk büyüyor. Tabi Danimark’a hükümeti önce kendi hallerine takılmalarına izi veriyor ama bakıyorlar ki burada uyuşturucu satışı almış başını gidiyor, küçük kasabamıza baskı yapmaya başlıyorlar. Zaman içerisinde polislerle büyük sıkıntılar yaşanan Christiania’da üç önemli kural var. Eğlen, Koşma ve Fotoğraf çekme. Kopenhag gezi rehberi
Amaa be size güncel bilgiyle geldim, artık fotoğraf çekmek yasak değil. Önceden satıcıların yüzleri görünmesin diye katı bir kural olan fotoğraf çekmeme ortadan kaldırılmış ve satışlar da yasaklanmış. Gönül rahatlığıyla gidebilirsiniz.
17- Reffen
Nehrin karşı kıyısında kalan tekrar hayata geçirilmiş bir endüstriyel alan burası. Endüstri dediğime bakmayın her türlü yiyeceği bulabileceğiniz, yazın festival havasında banklarda yemeğinizi yiyebileceğiniz bir food hall. Birbirinden lezzetli ve uygun fiyatlı sokak lezzetleri için listenize ekleyin.
18- Frederiksberg Sarayı
Kraliyet Ailesinin yazlık sarayı diyebiliriz burası için. Şimdilerde ise Kraliyet Askeri Akademisi’ne ev sahipliği yapıyor. 360 odalı sarayı kendisine ait 65 hektarlık bir bahçesi var. Bir zamanlar kötü giyimlilerin, fakirlerin, ticaret yapanların bu bahçeye girmesi yasakmış, daha sonra ise tüm halka açık hale gelmiş. Buraya 20 dk’lık bir metro ulaşımıyla gelebilirsiniz ama önemli bir nokta var ki kale ile burasını sakın karıştırmayın.
Kopenhag gezi rehberi bonusu olarak verdiğim Frederiksborg Kalesi ile burası oldukça karıştırılmaktadır.
BONUS: Frederiksborg Kalesi
İşte tam İskandinav rüyası diyebileceğiniz aklınızı başınızdan alacak bir kale burası. Kuzey Avrupa’nın en büyük saraylarından biri olur kendileri. Şehir merkezine 30 dk uzaklıktaki Hillerod kasabasında bulunuyor buradan da S-Bahn A ile kaleye ulaşabiliyorsunuz.
Etrafı bahçe ve göllerle çevrili olan bu kale uzaktan gökyüzünde süzülüyormuş gibi duruyor. Saray sadece pazar ve pazartesi günleri ziyarete açık ve ücreti 75 DKK, bahçesindeki kafe ise yazın hizmet vermektedir.
En başta söylediğim gibi Kopenhag gezi rehberi kesinlikle iki güne sığdırılacak bir liste değil. Kopenhag gezilecek yerler listesini daha da uzatabiliriz elbette. Listede verdiğim yerlerin bir çoğunu görmek istiyorsanız güne erken başlamanızı öneririm. Yazın giderseniz de geç kararan hava işinize oldukça yarayacaktır. Ve unutmayın Danimarka gerçekten pahalı bir ülke. Kopenhag gezi rehberi
Kopenhag gezi rehberi ve dahası için instagram hesabımı takip edin.
Diğer yazılarıma göz atmak için buraya tıklayın.